Meridyen Eğitim Kurumları

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Trabzonspor 26 15 3 8 31 53
2.Başakşehir FK 26 15 3 8 25 53
3.Galatasaray 26 14 4 8 24 50
4.Sivasspor 26 14 5 7 18 49
5.Beşiktaş 26 13 8 5 8 44
6.Alanyaspor 26 12 7 7 19 43
7.Fenerbahçe 26 11 8 7 12 40
8.Göztepe 26 10 9 7 1 37
9.Gaziantep FK 26 8 10 8 -5 32
10.Denizlispor 26 8 11 7 -8 31
11.Antalyaspor 26 7 10 9 -14 30
12.Gençlerbirliği 26 7 12 7 -11 28
13.Kasımpaşa 26 7 14 5 -12 26
14.Konyaspor 26 5 10 11 -12 26
15.Yeni Malatyaspor 26 6 13 7 -2 25
16.Çaykur Rizespor 26 7 15 4 -18 25
17.MKE Ankaragücü 26 5 13 8 -22 23
18.Kayserispor 26 5 14 7 -34 22


Hoşgeldin Bebek Sarıyer 95 Nedir?

Sarıyer Belediyesinin başarılı projelerinden Hoşgeldin Bebek hakkında herşey

Belediye hizmetlerinizden bahsedecek olursak çocuk eğitimi için önemli bir adım olan annenin gebeliği sırasında başlayan “Sarıyer95” adlı projeden bahseder misiniz?

Hollanda menşeili  Bernard van leer vakfının yürüttüğü bir çalışma var. Her bölgede ekonomik veya farklı yönlerde alt seviyede olan dezavantajlı aileleri seçiyorlar. Dezavantajları sebebiyle okuyamayan, eğitime, kültürel aktivitelere katılamayan bu ailelerle ilgili dünyanın pek çok yerinde çalışma yapıyorlar. Türkiye’de de bu çalışmayı yapan dört belediyeden biri Sarıyer Belediyesi. Dezavantajlı mahallelerimizden seçtiğimiz 120 aileyi hamileliğin 7. ve 8. ayından itibaren çocuğun doğumuna ardından da 3 yaşına kadar arkadaşlarımız aileleri 15 günde bir ziyaret ediyor. Boğaziçi Üniversitesi ile beraber bizim bu konuya bakan personelimiz sosyologlarımız eğitimlerini tamamladı. Çocuğun 15 günlükken, 7 aylıkken, 18 aylıkken neye dikkat edileceği, hangi oyuncağı oynayacağı, ailenin nasıl davranacağı ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Biz de belediye olarak bu çocuğun nerede hangi oyuncaklarla oynayacağını, yürüdüğü kaldırımın nasıl olacağını planlıyoruz. Ev ziyaret temelli aile rehberliği programını başka hiçbir yerde bulamazsınız. Zaten çocuğa 0-3 yaş  ve 6 yaşın sonuna kadar gerçek eğitimi verebilmişsek başka bir şeye gerek yok. Okula mecbur gidecek okuyacak bu sırada çocuk her şeyini alıyor biz bunun farkına varamıyoruz. İnanın şu bilinci ailelere yaydığımızda ülkenin dünyanın kurtuluşu olacak.

Bu projenin adı neden Sarıyer95?

Çünkü çocuk 3 yaşına geldiğinde dünya standartlarına göre 95 cm e gelmesi gerekliymiş. Biz de buradan hareketle bu ismi seçtik. Bu proje kapsamında park bahçeler müdürü, sosyal işler müdürü ve ben Danimarka’ ya gideceğiz.  Danimarka’ya bizi ziyarete götürüyorlar orada uygulanan ve tamamlanan bu projeyle ilgili parklarının nasıl olduğuna dair bize bilgi verecekler. Sonrasında Hollanda’ya gidiyoruz onlar bize geliyorlar.

Aşama aşama takip edilebilecek bir şey  3 yaşına kadar  6 yaşına kadar. Sonra bu çocuk sokağa çıktığında oynayacağı park yürüyeceği kaldırım hepsi basamak basamak birbirini takip ediyor .

Evet, zaten çocuğa 0-3 yaş grubunda ve sonrasında 3 ila 6 yaşın sonuna kadar gerçek eğitimi verebilmişsek başka bir şeye gerek yok. Diğer türlü sonrası rutin zaten. Okula mecbur gidecek okuyacak bu sırada çocuk her şeyini alıyor biz bunun farkına varamıyoruz. İnanın şu bilinci ailelere ebeveynlere yaydığımızda ülkenin dünyanın kurtuluşu olacak çünkü tüm dünya artık buna çalışıyor. 

Bu programla ilgili olarak mesela “bebek sepeti”  birkaç belediye bunun propagandasını çok iyi yapıyor. Ulusal medyada ön plandalar.  Bebek sepeti hizmeti bizde de var mı?

Bizde de var bebek sepeti bununla ilgili içinde malzemelerimizin olduğu bir aracımız var. Uzmanlarımız sahaya çıkıyor, seçili kişi doğuma gittiğinde hemen ziyarete gidiyorlar hastaneden tutun evine kadar tüm ihtiyaçları ile ilgileniyorlar.

Belki de ekibi geliştirmek lazım. Böyle bir projeyi başka belediye yapsa bir ay boyunca farklı kanallarda ekrana getirilir. Neden ulusal medya tarafından sarıyer belediyesi bunca proje arasında gereken desteği görmüyor.

Duyurmakla ilgili dedikleriniz doğru burada ben üzülüyorum çünkü bunlara ben ve benim bölümüm bakıyor ve öz eleştirimi kendim yapıyorum. Demek ki yöntemlerimiz doğru değil yada eksik onu geliştirmemiz lazım.

Birde cenaze hizmet aracınız var oda halkın ihtiyacını karşılayan bir hizmet. Onun hakkında da bilgi verir misiniz?

Evet, halka hizmet veren 2 adet aracımız var. Üzerinde “7/24 iyi günde kötü günde hizmet” yazar. İyi günde de kötü günde de yanındayız vatandaşlarımızın. Bu araçlarımız yürüyen büfe gibidir. İçinde her türlü ikram bulunuyor çay veriyoruz kış aylarında çorbamız oluyor. Biz bu araçları her türlü aktivitede kullanıyoruz. Cenaze varsa cenazede, etkinlik varsa etkinlikte. Bir doğal afet olduğunda orada vatandaşa ikram için kullanıyoruz.

Peki Yeşil Martı dergisinin çıkış hikâyesi ile başlayacak olursak, dergi çıkarma fikri nasıl oluştu, içeriği nasıl belirliyorsunuz?

Evet, benim isminin aynı zamanda simgemiz olan beyaz martı olmasını istediğim fakat ismi alamadığımız için adına Yeşil Martı dediğimiz “Kent Kültür ve Yaşam” dergimiz. Bizim dergimizin çıkış noktası edebiyat günlerine dayanıyor. Düzenlediğimiz edebiyat günlerinde okurun verdiğimizin üzerine düştüğü, devamını beklediği gördük. Sarıyer de edebiyat adına bir istek oldu bunu hissettik ve iki yıldır dergimizi devam ettiriyoruz.  Her ay farklı bir konu belirliyoruz ve bu konu ile ilgili farklı yazar veya şair konuk ediyoruz. Her sayıda seçtiğimiz muhtelif konuların yazarları değişiyor. Örneğin; bu sayıda Konumuz olan Rıfat Ilgaz'ı oğlu Aydın Ilgaz anlattı. Tabii sürekli yazar kadromuz da var.

Dergi üzerinde bulunan Kent Kültür ve Yaşam dergisi yazıyor bunu biraz açabilir misiniz?

Kent Kültür ve Yaşam ibaresi biz Sarıyer'den yola çıkarak edebiyatı insanlara yansıtıyoruz ve Sarıyer'in kent ve yaşam kültürünü az da olsa dergi içeriğine katıyoruz. Kentimizde kültürel ve sanatsal olarak yapılan işleri yansıtmaya çalışıyoruz.

Yeşil Martı için ileriye yönelik düşünceleriniz nelerdir?

Son dönemlerde geri dönüşlerimiz daha olumlu bu bizleri sevindiriyor ve üzerimize yeni görevler yüklüyor. Dergimizi yaygınlaştırmak istiyoruz önce Sarıyer, sonra İstanbul, daha sonra tüm Türkiye de edebiyatseverlere ulaşmanın yöntemlerini arıyoruz.

Sarıyer de kültür sanat ve edebiyat etkinlikleri halk tarafından kabul gördü

Sarıyer her bölgeden insanın olduğu kozmopolit bir yer.  Başkanımız bunun için hep şunu der “En zengini de Sarıyer'de, en fakiri de”. Tepelerde yaşayan vatandaşlarımız arasında denize gitmeyen, görmeyen kadınlarımız var. Böyle bir bölgede kültür, sanat, edebiyat, tiyatro çok da yaygın olamaz. Geçim derdine düşmüş vatandaş bunlara zaman ayıramaz. Senelerdir var olan Sarıyer Belediye tiyatromuz 5 kişilik eğitimciden oluşan bir ekip ve her yıl 5 ila 9 arası oyun üretiyorlar. Diğer belediyeler 135 kişilik kadrosu var fakat bizim kadar oyunu yok. Mesela Bakırköy, Şişli, Beşiktaş, Kadıköy'de yaptığınız herhangi bir etkinlikte burası dolacak mı endişeniz olmaz ama Sarıyer'de maalesef bu endişe var.

Sarıyer'in bir unvanı var “Huzur, güven barışın kenti” ikinci bir unvanı başkanımızla birlikte oluşturmaya çalışıyoruz “Kültürün, sanatın kenti”. Bana göre kültür sanat yaşamın en önde gelen argümanıdır. Fakat geçim derdine düşen bir vatandaş için bu birinci sırada yer alamaz. Önce yuvasına bakmaya çocuğunu okutmaya bakar daha sonra kültür sanat etkinliklerine önem verir. Buna rağmen katılım az olsa da, karşı duruş olsa da bizler bunu zorluyoruz. Zorlamak zorundayız çünkü zorlayarak kabul ettirebiliriz.

“Denize Karşı Edebiyat yapıyoruz” teriminizi biraz açar mısınız?

Sarıyer'de son günlerde edebiyata önem veriliyor. Nereden biliyoruz çünkü içimize en çok sinen, en çok övündüğümüz etkinliklerden biri olan Edebiyat Günleri'ni yapıyoruz. Bizim edebiyat günlerimiz hem bir fuar hem şairle, yazarla okurun sanatçıyla halkın iç içe olduğu bir etkinlik. “Denize karşı edebiyat yapıyoruz” diyoruz. Şiir teknemiz var o teknemizde az önce bahsettiğim yukarıda oturan denize gidemeyen vatandaşlarımızı denizle buluşturuyoruz ve bunu bekli de hayalini kurduğu bir şairi yazarı dinleyerek yapıyor. Şiir hatlarını oluşturduk İstanbul vapur hatları bir kıyıdan diğer kıyıya yolcu taşır ya biz de bir kıyıdan diğer kıyıya şair ve şiiri taşıyoruz. Şiir teknesi bizim kıyıdan kalkar dolaşır gelir, şiir hattı ise karşı kıyıdan, Beykoz'dan, Kadıköy'den, Üsküdar'dan Beşiktaş'tan kalkar oradaki vatandaşı alır şair ve şiir eşliğinde edebiyat alanına gelir zamanını geçiren okurları tekrar aldığı kıyılara götürür. Yaşar Kemal ile başlattığımız Beyaz Martı Onur Ödülü ile de üstatları okur ile buluşturmuş oluyoruz.

Haber Kaynak : SHA - Simas Haber Ajansı